Erdoğan, iç güvenlik harekâtında asker yerine
polisin kullanılması çalışmalarının sürdüğünü vurguladı, “Dağda da çift
başlılık var” diye konuştu. Erdoğan’ın Lefkoşa dönüş yolunda
gazetecilerin soruları üzerine yaptığı açıklamalar şöyle:
Teröre karşı polis
Silvan olayı bakışınızda kırılma yarattı denilebilir mi?
Farklı
düşünmek zorundayız. Kötü niyetlilere karşı iyi niyet taşıyamayız.
Bağımsızlar geldi, arkadaşlarımız da görüştü. Ama sakız çiğner gibi
sürekli dışlandıklarını söylüyorlar. CHP’yi nasıl Meclis’e katılmaya
çağırdıksa, onları da çağırdık. Neden dışlayalım. Tabii, CHP’ye de,
onlara da ‘Gelmeseniz de Meclis çalışmalarına devam eder’ dedik.
İç güvenlik harekâtlarında asker yerine polis kullanılmalı mı?
Terörle
mücadele çerçevesinde iç güvenlikte polisin kullanılmasıyla ilgili bir
çalışma yapıyoruz. Bölgelerin hassasiyetine göre bu konuda adım
atılacak.
Sürece dinamit üzücü
Milli Birlik projesinde devam için takviminizvar mı?
Milli
Birlik ve Kardeşlik Projesi’ni her şeye rağmen devam ettireceğiz.
Dolmabahçe’de yaptığımıza benzer, belki daha dar kapsamlı toplantılar
yapabiliriz. Maalesef o toplantılarımıza katılmış bazı isimlerin, daha
sonra süreci dinamitleme rolüne soyunması da üzücü.
İmralı’dan
uzlaşma mesajına rağmen Silvan yaşandı. İmralı’nın örgüte etkisi var mı,
yok mu? Bu durumda İmralı ile görüşmek anlamsızlaşıyor mu?
İşlerine
geldiğinde İmralı ile uyumlu davranıyorlar, işlerine gelmediğinde
uyumsuz oluyorlar. Dağdakilerin isimlerini anmak istemiyorum, ama çift
başlılık ortada. Dağda da çift başlılık var. Böylece süreci haince
işletiyorlar. Devlet, keyfi operasyon yapmaz. İstihbarat alırsa yapar.
Bölücü terör örgütü silahı bıraksa, terör minimize olur. Bir istihbarat
gelmedikçe de güvenlik güçleri operasyon yapmaz. Ama güvenlik güçlerinin
silah bırakması istenebilir mi? Bu zaten onların birinci görevi, varlık
sebebi.
Yüksek Askeri Şûra’da Güneydoğu’daki generallere ilişkin özel bir uygulama olacak mı?
Bu
yılki Yüksek Askeri Şûra’da general sayısını azaltmaya yönelik yapılmış
bir çalışmayı yok. YAŞ öncesi çalışmaları Genelkurmay yapıyor. Üst
düzey terfi ve tayinleri biz yaptıktan sonra kısa süre içinde komutanlar
da diğer atamaları yapıyor. Üzerinde en çok durduğumuz konu, hudut
birlikleri konusu. İlk etapta 5 bin kişilik bir yapı oluşturulacak.
Bunun ilanı da çıktı.
AB bizi aldattı
Kıbrıs çıkışınızı nasıl yorumlamak gerekiyor?
Kıbrıs’la
ilgili çıkışımız, tamamen bizim belirlediğimiz bir politika. Önceki
dönemlerle veya başka isimlerin politikalarıyla karşılaştırması bizi
üzer. Rumların AB dönem başkanlığına tepki de bizim politikamız. Zaten
Rumların ilk kez dönem başkanlıkları gündeme geliyor. Avrupa Birliği,
Kıbrıslı Türklere haksızlık yaptı; Türkiye’yi ise açıkça aldattı, bize
dürüst davranmadılar. Annan Planı referandumunda Türkler yüzde 65 evet,
Rumlar yüzde 75 hayır demesine rağmen Türk tarafını cezalandırdılar. Bu
referandum süreciyle ilgili Annan’ın yazdığı raporun, BM Güvenlik
Konseyi’nde hâlâ sümen altında bekletiliyor olması düşündürücü.
Hristofyas, yeniden Annan Planı’nın peşinde mi, yoksa başka bir plan mı
istiyor? Genel Sekreter Ban Ki-mun’un yeni bir planı yok. Kıbrıslı
Türklerden ve Türkiye’den başka bir öneri sunan da yok. Garantör ülke
Yunanistan ortada görünmüyor. İngiltere ise biz bir şey gündeme
getirirsek, pozisyonunu açıklıyor. Bu şartlarda, BM gözetiminde
yapılması planlanan 19 toplantı yapılabilecek mi merak ediyorum. Güney
Kıbrıs’taki siyasi kördüğüm nasıl çözülecek bilmiyorum. Biz,
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na çözüm yolundaki görüşmeler için her türlü
desteği vereceğiz. Olursa olur, olmazsa olmaz.
Güzelyurt güzel yurtmuş
Annan Planı’nda verilecek olan Güzelyurt’u artık vermeyiz dediniz. Annan Planı, Türkiye için de bitti mi?
Rumlar,
‘Annan Planı’nı çöpe attık’ diyor. Çöpe attıkları planı niye bir daha
masaya koyalım. Bakan arkadaşlarımla helikopterle Güzelyurt’u havadan
gördük. Gerçekten güzel yurtmuş. KKTC ekonomisinin gelişmesi için
markaları bir araya getiren alışveriş merkezleri açılabilir. Bu hem
güneye yönelimi azaltır, hem de turistlere hitap eder. Baf’a havaalanı
düşünülebilir. Bu havaalanı Ercan’a alternatif olacağı gibi, Dipkarpaz’a
hızlı ulaşımı sağlar. Şu an Ercan-Dipkarpaz arası karadan 2-2.5 saat
sürüyor.
Kıbrıs’taki konuşmalarınızda adadaki çeteler ve mafya ile mücadeleden bahsettiniz. Bu konuda ne yapılacak?
Kumar
mafyası orada. Aç, sefil oraya gidenler bu tür çeteleşmelere zemin
hazırlıyor. Buna karşı KKTC’nin etkin ve farklı tedbirler alması
gerekir. Kıbrıs’ın huzur bölgesi olmaya devam etmesi buna bağlı.
2012’ye rahat gireriz
Avrupa Birliği’nde kriz zirvesi toplandı, Türkiye nasıl etkilenir?
Muhtemel
ekonomik sıkıntı senaryolarına karşı önceki krizin başladığı güne göre
daha sağlam yere basıyoruz. Büyüme çift haneye ulaşarak rekor kırdı,
işsizlik ise tek haneli seviyeye geriledi. İşsizlik oranı, mevsimin
yardımıyla iki-üç ay daha da düşecektir. İşsizliği, 2-3 puan daha
düşürürsek, 2012’ye daha iyi girmiş oluruz. İstihdamla ilgili birçok
kurumla birlikte attığımız adımlar, sonuçlarını veriyor.
KİT’lerdeki sözleşmelilerin sorunu ne olacak?
KİT’lerdeki
sözleşmelilerin sorununu çözmek için çalışma yapılıyor. Ücret açısından
adil olmayan bazı uygulamalar var. Gerekli yasal değişiklikler için
çalışılıyor. Belediyelerin, kendilerine iş yapan taşeronların
elemanlarına verdiği ücretleri şartnameye koyup denetleme imkânı var ve
bunu yapıyor olmalılar. Ancak bazen işe girişte kabul edilen ücrete
zamanla itiraz ediliyor. Türkiye’nin bugünkü şartlarını ve istihdam
zorluklarını da unutmamak gerekir.